Sessiz bir öğleden sonra, evde yalnızken yengesiyle göz göze geldi. Yengesi, dar bir elbise içinde, salonda kitap okuyordu. Masum bir sohbet, yerini tehlikeli bir çekime bıraktı. Onun kokusu başını döndürdü; yengesi koltuğa yaslanıp gülümsedi, davetkâr. Yaklaştı, elleri titreyerek beline dokundu. Öpüşmeleri ateşliydi, koltuğun üstünde kayboldular. Elbise yere düştü; tenleri birleşti, nefesleri hızlandı. Yasak arzunun ritmiyle inlemeler yükseldi, her dokunuş daha…